“Hoş geldin Ya Şehri Ramazan” derken birkaç güne kadar “Hoşça kal Mübarek Ramazan” diyeceğiz.. Çok mu çabuk geçti yoksa bana mı öyle geliyor? Kimseyi iftara kabul edemedim.. Ailemden uzaktaydım.. Buradaki yakın arkadaşım Aslı yoktu; ama yine de keyifli bir Ramazan geçirdim diyebilirim. Neredeyse her akşam “Temaşa-i Ramazan” etkinliklerinin yapıldığı Merinos Parktay’dık. Harun’un programları olunca ben de takıldım peşine J İlk programı Abbas Bakhtiyari adında İranlı bir müzisyenle birlikte yaptılar. Adam İranlı ama 29 yıldır Fransa’da yaşıyormuş. Eğitimi için gitmiş sonrada orada kalmış.. Çok profesyoneldi. İftar sofrasında bile aklı programdaydı. Çevirmenine durup durup programda şöyle olacak böyle olacak diye talimatlarda bulunuyordu; kızcağızda bizimkilere çeviriyordu. Yanında bir de güzel bir dansçısı vardı; dansçı da İranlıydı, adı Sahar Dehgan. Sahar güzeldi ama o beni daha çok beğendi J Bütün gece “prenses” dedi ve birlikte fotoğraf çekildik. Programın bitiminde Abbas Bakhtiyari kendi CD’sini imzalayıp Harun’lara verdi. İlginç ama güzel bir programdı. İlk konser olduğu için bunu gayet iyi hatırlıyorum; bir de son konserleri. Yakın zamanda olduğu için herhalde..
Dün akşam Harun’un son programı vardı “Karagöz Musikis”.. Hayali Nevzat Çiftçi aralarda Karagöz oynattı. Yoksa bizimkiler mi arada müzik yaptılar :)
Kadir Gecesi’nda Tekin Hoca’larla Dergah Programı yaptılar. Program bittikten sonra Üftade Hz.lerini ve Emir Sultan’ı ziyaret etmek istediler. Üftade Hz.lerini zor da olsa ziyaret edebildik ama Emir Sultan’ın yanından geçmek zorunda kaldık.. O kadar kalabalıktı ki arabayı park edecek yer bulamadık. Sonra da onları Kütahya’ya uğurladık.
Bir gün önce de “Sentez” programı vardı. Aynı gün ikinci bir program olarak Sadreddin Özçimi ve Ahmet Çalışır’ın yaptığı bir program vardı. Bu da çok özel bir programdı; sunumunu Ali Bektaş yaptı. 60 yıldan beri ilk defa sazendeler eşliğinde Mevlid-i Şerif okunmuş. Harun’ların programı “Sentez”de gayet iyi olmuştu. Program doğudan batıya tam bir sentezdi; zeybekler de vardı, horon da roman havası da Kafkaslar da ve hatta balet bile vardı. Zaten balet çok becerikliydi. Hem bale yaptı hem kemençe çaldı hem de Kafkas oynadı.. Kendi aramızda “ bu baletten her eve lazım” diye konuştuk bile :)
İşte hatırladığım programlar bu kadar. Harun’un 10’a yakın belki daha fazla programı oldu; ama ben 3-4 tanesini hatırlıyorum. Bir de Uğur Aslan’ın yaptığını hiç unutamıyorum. Harun’ların bir programından sonra Uğur Aslan çıkacaktı; program bitti ama Uğur Aslan ortalıkta yoktu. Sonra sahnenin yanına bir araç yanaştı ve içinden Uğur Aslan çıktı. Pes dedim. Çıkartabilse arabayı sahneye çıkartacaktı. Televizyon da gördüğümüzde beyefendi sanıyoruz böylelerini ama… Neyse, öyle ya da böyle güzel bir Ramazan geçirdik. Seneye tekrarı da nasip olur inşallah...






Hiç yorum yok:
Yorum Gönder